Simetri Hastalığı

Simetri hastalığının temeli takıntıdır. Kişi simetri hastalığından dolayı gördüğü herhangi bir şeyi düzeltme ihtiyacı olduğunu hissetmektedir.

Simetri Hastalığı Belirtileri

  • Kişinin sürekli temiz ve hijyenli ortamlarda bulunma isteği
  • Sürekli temizlik yapma isteği
  • Kötü olayların ve durumların başına geleceğini düşünmesi
  • Kendini sürekli dezenfekte etme ihtiyacı
  • Herhangi bir şeyi durduk yere düzeltme ve düzenleme isteği

Simetri hastalığının farklı yaşama şiddetleri vardır. Kimisi daha şiddetli yaşar kimisi daha hafif yaşar. Kişi salondaki tabloyu, masanın üzerini toplama ihtiyacı duyabilir. Bunu yapmazsa, kendini çok kötü hisseder. Bu takıntılar çok şiddetliyse, saplantılıysa tedavi edilmesi gereken psikiyatrik bir duruma dönüşebilir. Saplantılı zorlantı ve OKB bir hastalık belirtisi olabilir. Simetri hastalığının yanında başka takıntılar olup olmadığına da bakmak gerekir. Mesela sürekli el yıkama da aslında bir tür takıntıdır. Kişinin sık sık kontrol ritüelleri olabilir. “Arabanın kapısını kilitledim mi, ütüyü prizden çektim mi?” gibi Sürekli eve dönülüp, kontroller yapılır.

Simetri hastalığında takıntılar tek tek veya bir arada olabilir. Simetri hastalığında takıntıların şiddeti çok yoğunsa tedavi edilmesi gerekir. Bu takıntıların toplamı bir gün içinde bir saati geçiyorsa da hastalık söz konusudur ve tedavi edilmelidir. Çünkü bu takıntılar kişinin çevreyle ilişkisini ve işlevselliğini bozar.

Kişinin işlevselliğinin bozulması 3’e ayrılır: Sosyal işlevsellik, aile işlevsellik, aile işlevselliği. (sosyal işlevsellik olarak düzeltilmeli) Bu tarz bireyler bu üç alanda da zorluk yaşarlar. İşlerini çok iyi yapmak istedikleri için iş hiçbir zaman zamanında bitmez. Ev yaşantısında da kontrol ritüelleri defalarca devam eder. Sosyal hayatta da evden bir türlü çıkamazlar. Bu da sosyal hayatı etkiler.

Psikolojide söz edilen düşünce, duygu ve davranış. Simetri takıntısı olan bireylerde, bir düşünce vardır. “Kapıyı kapattım, kapatmadım.” Bu düşünce kaygı ve korku yaratır. Kişinin gidip kapıyı kontrol etmesi davranıştır. Simetri takıntısı olan bireylerin aslında tüm davranışları hissedilen kaygı duygusundan kaynaklanıyor. Bu davranışların tamamının amacı “kaygı” duygusunu ortadan kaldırmak için yapıyorlar. Ancak her tekrarlayan davranış bu duygunun daha da katılaşmasına neden olur.

Simetri hastalığı kişinin sosyal hayatını ciddi ölçüde etkiler. Duvarda ayna simetrik durmuyorsa, kişi o arkadaşının evine gitmeyebilir. Bu kaçınma davranışıdır çünkü birey düzgün durmayan aynayı gördüğü zaman yaşayacağı kaygı duygusunu engellemeye çalışır.

Simetri takıntısı olan bireylerde; öfke çok yoğun görülür. Kişi hem kendisine hem de karşı tarafa öfkelidir. Birey, kendisinin anlaşılmadığını düşünerek herkese öfke duyar.

Simetri Hastalığı Tedavisi

Simetri hastalığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ancak simetri hastalığı tedavisi uzun sürer. Simetri hastalığı tedavisinin başarısız olduğunu söyleyen bireyler genelde tedavi protokolüne uymayan bireylerdir veya OKB’ yi çok şiddetli yaşıyorlardır. Bu durumda simetri hastalığı tedavisinin başarı oranı düşebilir. Simetri hastalığında genelde ilaç ile tedavi uygulanır. Derin TMU uygulaması da alternatif ve destekleyici tedavilerdendir. OKB çok şiddetli ve tedaviye dirençliyse EKT yapılabilir. Bu tedavilerin hiçbiri sonuç vermez ise cerrahi yöntemleri de mevcuttur. Simetri hastalığı tedavisinde psikoterapi her durumda kullanılır.  Tedavi sonrasında kişinin aklına kapıyı kapattım mı kapatmadım mı duygusu gelir ama davranışa dönmez.

Simetri Hastalığı Kimlerde Görülür?

Simetri hastalığı herkeste görülebilir. Simetri hastalığında genetik önemlidir. Ailede varsa görülme sıklığı daha yüksektir. Genellikle çocukluk yaşta başlar. Görülme oranı  kadın-erkek oranı eşittir. Bazen simetri takıntısını görür ancak davranışa çevirip, düzeltmeye çalışmaz. Ancak bu düşünceyi yoğun olarak düşünür. Bu sadece düşünce boyutundaki takıntıdır. Bu tarz kişiler çok kuşkucu olurlar ve herşeyi kontrol altına almak isterler.

Simetri Hastalığı Aile Tutumları

Simetri hastalığı çocuklarda belli yaşlarda takıntılar görülebilir. Ama çocuklarda ve yetişkinlerde takıntı varsa, bir psikiyatrik görüş almakta fayda var. Obsesyonlar tedavi edilmezse süresi ve sayısı artar. Hastayı onaylamak obsesyonu arttırır. Genelde ailelerin en sık yaptığı yanlış budur.

OKB olan bireyler tedaviye geldiklerinde yapılan davranışların saçma olduğunun farkında olduklarını söylerler. Ancak biz tedaviye başladığımızda kişinin bunları yaşadığı, yoğun bir kaygı hissettiğini görüyoruz. Terapide; kaygıdan ne kadar sıkıntı duysalar da bu durumdan aslında çıkmak da istemiyorlar. Obsesyonların farkında değilse ve takıntının farkına varmıyorsa, bu durumda da tanı değişir. Bu tür hastalar yaptıkları davranışlardan emin olamadıkları için her davranışı onaylatmak isterler. Bir süre sonra bu durum bir savaşa döner ve genelde hasta kazanır.

Uzmanlarımız

Prof.Dr. K. Nevzat TARHAN
Psikiyatri Uzmanı
Prof.Dr. Hüsnü ERKMEN
Psikiyatri Uzmanı
Prof.Dr. H. Nesrin DİLBAZ
Psikiyatri Uzmanı
Prof.Dr. Sermin KESEBİR
Psikiyatri Uzmanı
Doç.Dr. Gül ERYILMAZ
Psikiyatri Uzmanı
Doç.Dr. Işıl GÖĞCEGÖZ
Psikiyatri Uzmanı
İLETİŞİM

İletişim Formu