Kaygı Bozuklukları

Kaygılarımız, vücudumuzun strese karşı verdiği doğal tepkilerdir. Geleceğe karşı duyduğumuz korkularımız ve endişelerimizdir. Mesela topluluk önünde konuşma yapacak olmak ya da işimizin ilk günü, çoğu insanın gergin ve korkulu hissetmesine neden olabilir.

Ancak duyduğumuz endişe aşırıysa ve uzun süreli olup yaşamımızı zorlaştırıyorsa bu durum kaygı bozukluklarını da beraberinde getirir. Kaygı bozuklukları diğer adı ile anksiyete, kişilerin çevrelerindeki ya da kendi vücutlarındaki belli uyaranları tehlike ve tehdit olarak yorumlanması sonucu kontrol edilemeyen sıkıntı, korku, endişe ve gerginlik hissetmeleri sonucunda bu hisleri doğuran olay ve durumlardan kaçınma davranışlarına verilen isimdir.

Kişinin tehlike ya da tehdit altında endişelenmesi, korkması veya kaygılanması tamamen doğal bir içgüdüdür. Titreme, çarpıntı, gerginlik, terleme veya baş dönmesi gibi bedensel tepkiler de kaygı göstergeleridir. Ancak bu göstergelerin şiddetli olması, uzun süre devam edip kontrolden çıkması anksiyete bozukluğunun göstergesidir.

Kaygı Bozuklukları Nelerdir

Kaygı bozukluğunu anlamak için tehlike ve tehditlere karşı verdiğimiz korku, anksiyete ve panik duygularını anlamak önemlidir.

Korku: Duygusal ve fizyolojik bir tepki olan korku, vücudun tehdit altında kaç ya da savaş tepkisidir. Mesela korku, gece sokakta yalnız başımıza dolaştığımızda karşımıza korkutucu bir köpek çıktığında hissettiklerimizdir.

Anksiyete: Bu ise gelecekte olabilecek tehditleri düşündüğümüz zaman duyduğumuz gene duygusal ve fizyolojik bir tepkidir. Mesela u da “evden dışarı çıktığımda bir köpekle karşılaşmaktan korkuyorum” duygusudur. Anksiyetenin nedeni gelecekte olabilecek tehlikelerden kaçmaktır da diyebiliriz.

Panik: Vücudumuzun strese, tehlikeye veya aşırı heyecana karşı normalin dışında verdiği tepkilerdir. Panik; aşırı duygusal, davranışsal ve fizyolojik korku tepkileridir. Yani karşımızda köpek olmadığı halde sokakta kalbimiz hızlı atmaya başlıyorsa korkmuş ya da kendimizi sersemlemiş hissediyorsak, panik olmuşuz demektir.

Korku ve panik kısa süreli olmasına rağmen anksiyete hem kalıcı hem de kroniktir. Bunun da ciddi olumsuz sonuçları olabilmektedir. Çünkü kronik anksiyete sadece vücutta değil yaşam tarzı ve davranışlar üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Korkutucu durumlardan kaçınmak için evden hiç çıkmamak, sosyal anlamda kendimizi dış dünyadan izole etmek gibi.

Kaygı Bozuklukları Türleri

Kaygı bozukluğu teşhisi için bu durumun günlük hayatı etkiliyor olması, üzüntüye sebep olması, ilaç kullanımına bağlı olmaması ve en az 6 aydan daha uzun sürüyor olması gerekmektedir.

Kaygı bozukluğu türlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu,
  • Obsesif Kompulsif Bozukluklar
  • Travmatik Stres Bozukluğu
  • Fobiler (Agorafobi, Klostrofobi ..Vb.)
  • Sosyal Kaygı Bozukluğu,
  • Panik Atak,
  • Seçici Konuşmazlık Bozuklu
  • Ayrılma Kaygısı Bozukluğu,
  • Bir Sağlık Sorununa Bağlı Kaygı Bozukluğu, şeklindedir.

Eğer kendinizde kaygı bozukluğu olduğunu düşünüyorsanız firmamızı arayarak uzman doktorlarımızla görüşebilirsiniz. NPİstanbul olarak iyi hissetmeniz için tüm personelimizle birlikte elimizden geleni yapacağız. Unutmayın ki birçok türü olan anksiyete bozukluğunun hangi türünü sahip olduğunun öğrenilmesi tedavi için çok önemli bir adımdır. İlk adımı atmanız da yanınızda olmak için varız.

Uzmanlarımız

Prof.Dr. K. Nevzat TARHAN
Psikiyatri Uzmanı
Prof.Dr. Hüsnü ERKMEN
Psikiyatri Uzmanı
Prof.Dr. H. Nesrin DİLBAZ
Psikiyatri Uzmanı
Prof.Dr. Sermin KESEBİR
Psikiyatri Uzmanı
Doç.Dr. Gül ERYILMAZ
Psikiyatri Uzmanı
Doç.Dr. Işıl GÖĞCEGÖZ
Psikiyatri Uzmanı
İLETİŞİM

İletişim Formu