AVRUPA'NIN 2. BEYİN HASTANESİ

Tıbbi Kadro - Tıbbi Yaklaşımlarımız

İlk olarak 1999 yılında Memory Center ile başladığımız mükemmeliyet merkezi olma hedefimizi, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi ile dünya standartlarının üzerinde hizmet kalitesi anlayışı ve alanımızda global ölçekte "otorite" olma hedefiyle birleştirdik.  Multidisipliner yaklaşımımız, 19 yıllık deneyimimiz, uzman kadromuz ve Üsküdar Üniversitesi ile oluşturduğumuz bilimsel işbirliğimiz ile alanımızda iddialıyız.

ULUSLARARASI KALİTE BELGESİ

Dünyanın en büyük ve prestijli sağlık akreditörü olan JCI (Joint Commission International) akreditasyon belgesine sahibiz. Bu akreditasyon, dünya üzerinde Amerika dışında, bizim de dahil olduğumuz sadece üç hastanenin almaya hak kazandığı özel bir belgedir. Uluslararası alanda kazanılan bu başarı, sadece hastanemiz için değil, ülkemiz için de gurur kaynağıdır.

Nöropsikiyatri alanında uluslararası standartların üzerinde tanı ve tedavi hizmeti sunuyoruz. Alzheimer, otizm, şizofreni, depresyon, parkinson ve bağımlılık gibi beyin hastalıklarının tedavisinde çok ciddi sonuçlar elde ediyoruz.

Hızla değişen dünya insanının farklı ihtiyaçlarına cevap vermek, cesur ve yürekli adımlarla yükselmeyi ve yeniliğe açık bir bilim ufkuna sahip olmayı gerektirir. Bu nedenle kurulduğumuz günden bu yana toplumun akıl sağlığına katkıda bulunmak amacıyla bilimsel anlamda pek çok tedavi yöntemini  ülkemizde ilk uygulayan hastane olarak öne çıkıyoruz.

İLKLERİMİZ

Genetik temelli (Farmakogenetik)  tanı  ve tedavi protokollerini  nöropsiyatri alanında Türkiye’de ilk kez uygulayan kurumuz.

Nörogörüntüleme temelli ( Brain Mapping) tanı ve tedavi protokollarını ve tedaviye dirençli hastalara uygulanan, beyin uyarım tedavileri arasında yer alan (rTMS,tDCS…) gibi tedavi yöntemlerini multidisipliner yaklaşımımız sayesinde benimseyerek, danışanlarına  uygulayan ilk hastaneyiz.

Bugün pek çok hastalığın teşhisinde uygulanan “Beyin check up”ını da ilk uygulayan kurum olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.  Düşünce teknolojisini kullanan ve beyin işlevlerini ölçen tedavi yöntemi ile geleceği yakalamak isteyenlere rehber olmak, görevimizdir.

Hekimlikte üç aşama vardır: Tedavi edici hekimlik, erken tanı hekimliği ve koruyucu hekimlik. Tedavi edici hekimlikte teknoloji kullanarak, erken tanı hekimliğinde "check up" programıyla, koruyucu ruh sağlığı hekimliğinde ise sosyal faaliyetlerle alanında en iyiyi yapmaya çalışıyoruz.

Şimdi de Avrupa’nın 2. Beyin Hastanesi ile danışanlarımıza en iyi hizmeti veriyoruz. 

Hastanemizde; robotik cerrahiden anevrizma cerrahisine, Parkinson ve Epilepsi ameliyatlarına kadar pek çok alanda hizmetin verilebileceği, Türkiye’nin ilk ve tek 1A Ultra Clean ameliyathane donanımı bulunan bir altyapı oluşturuldu.

Biri 1A diğeri 1B olmak üzere 2 laminar flow üniteli ameliyat salonu ve 16 yatak kapasiteli yoğun bakım ünitesi bulunmaktadır. Yoğun bakım biriminde Seviye 3’e kadar tüm seviyelerdeki yoğun bakım hastalarına tam teşekküllü hizmet verilebilmektedir.

Bağımsız akredite kuruluş tarafından onaylanan Türkiye’nin ilk ve tek 1A Ultra Clean ameliyathane donanımıyla ve cerrahi operasyonları asiste eden üstün teknolojik alt yapımızla hizmetinize hazırız.

SAĞLIKTA KÜRESELLEŞME

Ülkemizde olduğu kadar yurtdışında da yaşayan vatandaşlarımıza ana dillerinde eğitim ve sağlık imkânları sunmak amacıyla Almanya’nın Köln kentinde bir merkez açtık. Almanya’daki bu merkezimiz, eğitim ve sağlık alanında küreselleşme adına bizim için önemli bir ilk adım oldu. İlerleyen dönemlerde bu merkezleri artırma hedefindeyiz.

Danışan anketlerinde, ortalama yüzde 96 oranında memnuniyet değerlendirmesi alıyoruz. Bilimsel ortağımız Üsküdar Üniversitesi’nde eğitim gören tüm öğrencileri kendi çocuklarımız gibi, hastanemizde tedavi olan tüm danışanlarımızı ailemizin bir ferdi olarak görüyoruz. Ve öyle hissederek hizmet sunuyoruz. Bugüne kadar elde ettiğimiz başarıların altında bu düşünce yatıyor. Bunun karşılığını, bizlere gelen güzel dileklerde ve temennilerde görüyoruz. 

ÜÇ ETİK İLKEMİZ

Bize tedavi için başvuran hastalarımız ve yakınlarına şu üç konuda söz veriyoruz.

  1. Hastamızın iyileşmesi için gereken tedavi ilgisinin gösterileceğine,
  2. Bizdeki bilgi setinin hastamız yararına azâmi kullanılması için çaba harcayacağımıza,
  3. Hastamızın ihtiyacı olan en son tedavi yöntem ve araçları araştıracağımıza SÖZ VERİYORUZ.

İKİ TEMEL SLOGANIMIZ

  1. HİPOKRAT “ÖNCE HASTAYA ZARAR VERME” DEDİ. HASTAYA ZARAR VERMENİN TÜRLERİNDEN BİRİSİ DE HASTAYI TEDAVİSİZ BIRAKMAKTIR.
  2. KLİNİSYEN SADECE YAPILAN TEDAVİLERDEN DEĞİL YAPILMAYAN TEDAVİLERDEN DE SORUMLUDUR.