• tv.uskudar.edu.tr
  • Psikoyorum.tv
  • TANPA - Türk Amerikan Nöropsikiyatri Derneği
  • TBHD - Tedavisel Beyin Haritalamaları Derneği
 

NPAMATEM Alkol ve Madde Tedavi Merkezi

Madde bağımlılığı tedavisinin ilkeleri nelerdir?

NPAMATEMTüm madde bağımlılarına aynı tedavi yönteminin uygulanma­sı uygun değildir. Aile, sosyal ve meslek hayatında başarılı ve verimli olması için her bir bireyin ihtiyaç ve sorunlarına yönelik, her bir bireye özgü bir tedavi planlanmalıdır. Uygu­lanacak psikoterapiler ve kullanılacak ilaçlar kişiye göre ve özel olarak seçilmelidir.

Tedavi her an ulaşılabilir ol malıdır. Tedavi konusunda ikircikli düşünceleri olan madde bağımlıları nın tedaviye karar verdikleri anda ulaşılabilir bir tedavinin elinin altında olması çok önemlidir.

Tedavinin etkili olması için kişi sadece madde kullanımı ile ilgili sorunlarını değil, diğer biyolojik, psikolojik ve sosyal sorunlarını da çöz­meye niyetlenmiş olmalıdır. Uygulanacak olan tedavi kişinin hukuki, sosyal, tıbbi, psikolojik ve psikiyatrik sorunlarını da kapsayacak şekilde planlanmalıdır.

Süreç içinde hastanın ihtiyaçları ve eksiklikleri göz önünde bulundurularak tedavi planı da değiştirilmelidir. Örneğin, tedavinin başında hasta, eşiyle ilgili sorunlarını anlatmamış olabilir, ilerleyen aşamalarda hastalığının sık nüksetmesine eşi ile ilgili sorunlarının da neden olduğu öğrenildiğinde, başlangıçta planlanan tedaviye çift terapisi de eklenmelidir.

Tedavinin etkinliği için hastanın yeterli süre tedavide kalması gerekmektedir. Yapılan çalışmalar, maddenin bırakılmasından sonra geçen ilk 3 ayın çok kritik olduğunu göstermektedir. Tedavi için başvuran kişilerin büyük bir kısmı tedavi programını tamamlamadıkları için nüksleri de sık olur.

Bağımlılığın tedavisinde danışmanlık hizmetleri ve davranışçı yaklaşımlar çok önemlidir. Sorun çözme becerisinin, insan­larla ilişkilerin ve toplum ve aile içi işlevselliğin geliştirilmesi açısından danışmanlık hizmetlerinin ve davranışçı yöntemlerin çok büyük yararı vardır.
ilaçların tedavi sürecinde önemli yeri vardır. Daha önce ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı gibi opiyat bağımlılığında naltrekson, alkol bağımlılığında accamprosate gibi ilaçların tedavi süre­cine çok büyük katkısı vardır.

Vücudun maddeden arındırılması (detoksifikasyon tedavisi) tedavinin ilk aşaması olup, bağımlının tek başına maddeden uzak kalması için yeterli değildir. Detoksifikasyon tedavisi vücudun maddeden arındırılması, yoksunluğun fizyolojik ve psikolojik etkilerinin mümkün olduğu kadar az hissettirilerek yapılması için esas tedavi olan ayaktan tedaviye hazırlık amacı ile yapılır. Tek başına yeterli değildir.

Tedavinin etkili olması için isteğe bağlı olması şart değildir. Bugün madde bağımlısı olup kendi isteği ile tedaviye gelenlerin sayısı yok denecek kadar azdır. Bunun aksine hukuki zorunluluk, eşlerin yoğun baskısı, işyerinden atılma riski gibi "zorunlu" nedenlerle başvuran hasta sayısı oldukça fazladır. Yapılan araştırmalar, "zorunlu" olarak tedaviye yönlendirilen/getirilen hastanın tedaviye motivasyonunun, tedavide kalma süresi ve "temiz kalma” süresinin kendi isteği ile gelenlerden farklı olmadığını göstermektedir.

NPAMATEMTedavi sürecinde olan hastaların mütemadiyen madde alıp almadıkları kontrol edilmelidir.

Tedavi sürecinde hastaların bir kısmının deneme amacı ile de olsa madde kullandıkları bilinir. Bu durum zaman zaman yapılan tarama ile kontrol edilmelidir, çünkü böyle bir durum varsa terapi sürecinde değerlendirilmeli ve buna götüren sebepler araştırılıp üzerine gidilmelidir.

Tedavi programı, eşlik edebilecek dâhili ve nörolojik hasta­lıkların da araştırılmasını ve gerektiğinde ilgili branşlardan yardım almayı da içermelidir. Madde bağımlılığı olan bireylerde Hepatit B, Hepatit C, epilepsi, kalp-damar hastalıkları sık rastlanan dâhili ve nörolojik hastalıklardır. Tedavi programının kapsamlı oluşu bu tip hastalıkların tespitini ve ilgili uzmanın tedavi programına dâhil edilmesini gerektirir.

Madde bağımlılığının tedavisi uzun soluklu olup, zaman zaman nükslerin gelişebileceği ve tedavilerin tekrarlanabileceği bir süreçtir. Diğer birçok kronik hastalık gibi madde bağımlılığı da zaman zaman alevlenip yoğun tedaviyi gerektirebilir. Hem aileler hem de hastalar bilmelidirler ki, nüks başarısızlık değil, sürecin bir parçasıdır.

Hangi durumlarda yatarak tedavi yapılır?

Eğer:

  • Hastanın ayaktan tedavi ve izlem tedavisine yanıt öyküsü iyi değilse ve ayaktan tedavi birçok kez başa­rısızlıkla sonuçlanmışsa,
  • Hastanın öyküsünde deliryum tremens veya hastanede yatırılarak tedavi görmeyi gerektirecek diğer yaşamı tehdit eden yoksunluk durumları varsa,
  • Hastanın öyküsünde ayaktan tedavi süresince alkol-madde kullanmaya devam ettiği takdirde yaşamını tehdit edebilecek genel tıbbi bir durum varsa,
  • Eşlik eden diğer ruhsal hastalıklar varsa ve bu hastalığa bağlı aktif belirtiler gösteriyorsa,
  • Hasta, daha az kısıtlayıcı bir ortamda bırakıldığında kendine veya başkalarına zarar verme riski taşıyorsa,
  • Aynı anda birden fazla madde kötüye kullanımı varsa,

Hastaneye yatırılarak tedavi edilmelidir.

Hastanede yatırılarak yapılan tedaviler nelerdir?

Biyolojik Destek Programı

Hem fiziksel hem de psikiyatrik tedaviyi kapsar. Madde kullanım bozukluğu olanlarda fiziksel hastalık gelişme riski yüksektir. Mesela kokain ve ekstazi gibi sempatik sistemi aktive eden maddeler kalp ve beyin damar hastalıkları ile hipertansiyon riskini artırmakta, hatta yüksek doz alımlarda beyin kanaması ve kalp krizine sebep olabilmektedir. Alkolün ise karaciğer fonksiyonlarını bozduğu ve karaciğer yetmezliğine sebep olduğu herkesçe bilinir. Haliyle bu tür maddeleri kullanan kişilere kalp elektrosu, nabız-tansiyon takibi, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri yapılır ve gerekiyorsa ilaç tedavisine başlanır. Eğer yoksunluk belirtileri varsa, kişinin damar yolu açılır, serum ve vitamin takviyesi yapılır. Mesela, alkol kesilmesine bağlı deliryum tremens tablosunda kişinin bilincinde dalgalanmalar, hayati fonksiyonlarında tehlikeler görülür. Bu dönemde damaryolunun açılması, solunum desteğinde bulunulması ve özellikle B1 vitamini (tiamin ) takviyesi hayat kurtarıcıdır. Eğer B1 vitamini vermekte gecikilirse, alkole bağlı kalıcı bunama tablosu gelişebilmektedir. Bu acil girişimle birlikte hastanın psikiyatrik ilaç tedavisi de düzenlenir. Psikiyatrik ilaçlarla kişinin rahatlaması, sıkıntı sının azaltılması, madde alma isteğinin giderilmesi ve madde kullanımı sonrası oluşan depresyon, kaygı bozukluğu, panik, paranoya, uykusuzluk, iştahsızlık gibi durumların ortadan kaldırılması hedeflenir.

Madde bağımlılığında nüksü önleme

Madde bağımlılığında en önemli konu, tekrar madde alımının, yani nükslerin çok sık olmasıdır. Nüks, madde bağımlılarının, yakınlarının ya da madde bağımlılığı tedavisiyle uğraşanların erya da geç yüzleşmek zorunda kaldıkları önemli bir olgudur. Bu nedenle nüksün önlenmesi, yani nüks tehlikesiyle başa çıkma stratejilerini geliştirmek bağımlılık tedavisinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Nüksün en kaba tanımı uyuşturucu ve/veya uyarıcı maddelerle sorunu olan bireyin yeniden madde kullanmaya başlamasıdır. Fakat bu tanım eksiktir, zira madde kullanımını bırakmış birisinin birkere denemesi ile düzenli olarak almaya başlaması birbirinden farklı iki olaydır. Bilimsel çalışmalarla da gösterilmiştir ki, belli bir süreden sonraki ilk madde alımı, her zaman eski madde alma alışkanlıklarının kazanıldığı ağır bir nükse dönüşmek zorunda değildir.

Grup terapileri

Hastaların bağımlılıkla gerçekçi bir şekilde yüzleşmelerine, zararlı sonuçlarını kabul etmelerine, alıştırıcısız ve maddesiz kalma motivasyonlarını artırmalarına yardımcı olur.

Hastalar alıştırıcılara başvurmadan, duygusal ve kişilerarası problemlerini çözmek için etkin yollar öğrenirler.

Bağımlılık ve aile bireylerinin tutumları nasıl olmalıdır?

Bağımlılığı olan hastaların takip ve tedavi­sinde en çok göze çarpan sorun aile içinde bir birliğin olmayışıdır. Şu veya bu sebepten dolayı aile içinde kutuplaşma söz konusudur.

Bu nedenle ailenin tüm bireylerinin ağız birliği içinde olması ve ortak dil geliştirmesi gerekmektedir. Bir diğer sorun da aile bireylerinin aldıkları kararlara uymamalarıdır. En ufak bir baskı sonrası aldıkları kararlarından geri adım atarlar. Bu da madde bağımlılığı olan bireyin istediği herhangi bir şeyi elde etmesine neden olur. Kararlı duruş sergilemek nüksü önleyen en önemli etmenlerden birisidir. Kuralların önceden belirlenmesi ve bu kurallara herkesin uymaya çalışması gerekmektedir. Kural ihlali durumunda geri adım atılmamalıdır. Alkol/Madde bağımlılığı olan bireyler ödüle de bağımlıdırlar. Bu nedenle yaptıkları olumlu davranışları ödüllendirilir ve olumsuz davranışları görmezden gelinirse ödülü elde etmek için olumlu davranışları yapmaya devam edeceklerdir. Ödülün maddi değerinden ziyade; ortak paylaşım zamanları , kişisel beceri ve hobilerini geliştirecek malzemelerin sağlanması gibi, hastanın duygusal gereksinimlerini karşılayacak özellikte olmasına dikkat edilmelidir. 

 

NPİSTANBUL BEYİN HASTANESİ

Saray Mah. Ahmet Tevfik İleri Cad. No:18 34768 Ümraniye / İSTANBUL (TEM Yolu Ümraniye Kavşağı)
T: +90 216 633 0 633
F: +90 216 634 1 250
Kroki

NPETİLER POLİKLİNİĞİ

Nispetiye Cad. No: 19 Etiler 34330 Beşiktaş / İSTANBUL
T: +90 212 270 12 92
F: +90 212 270 17 19
Kroki

NPFENERYOLU POLİKLİNİĞİ

Ahmet Mithat Efendi Cad. No:17 (Bağdat Cad. Sahil Yolu Kalamış Mevkii) 34726 Fenerbahçe - Kadıköy ISTANBUL
T: +90 216 418 15 00
F: +90 216 418 15 30
Kroki

NPALTUNİZADE POLİKLİNİĞİ

Altunizade Mh. Mahir İz Cd.
No:23 PK:34674
Üsküdar / İstanbul / Türkiye
T: +90 216 400 22 55
F: +90 216 474 12 56
Kroki
 

Sosyal Sorumluluk Çalışmalarımız