• tv.uskudar.edu.tr
  • Psikoyorum.tv
  • TANPA - Türk Amerikan Nöropsikiyatri Derneği
  • TBHD - Tedavisel Beyin Haritalamaları Derneği
 

Çocuk ve Genç Psikiyatri Birimi

HİPERAKTİVİTE

Sürekli hareket halindedirler ve isteklerini erteleyemezler. Başladıkları işin sonunu getirmekte güçlük çekerler. Çok konuşur ya da sürekli başkalarının sözünü keserler. Elleri sürekli bir şeylerle oynar, aceleci ve sabırsızdırlar. Konuşurken konuyu çok fazla dağıtırlar. Her şeye burnunu sokarlar, ele avuca sığmazlar.

DİKKAT EKSİKLİĞİ

Dikkat gerektiren, kafa yoran işlerden kaçınırlar. Eşyalarını sık sık kaybederler, unutkandırlar, işlerini düzensiz ve da-ğınık yaparlar. Çabuk sıkılır ve çok iş değiştirirler. Sırasını bekleyemez, 5 dakikalık işi 1-2 saatte yaparlar.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI

İnsanlara ve hayvanlara zarar verme, hırsızlık, yalan söyleme, alınganlık, kolay kızma, başkalarını tehdit etme, kincilik, inatçılık, çoğu zaman kavga başlatma, kurallara uymama, cinsel sorunlar, isteyerek yangın çıkartma, evden-okuldan kaçma, başkalarının eşyalarına zarar verme gibi davranışlardır.

ÇOCUKLUK DEPRESYONU

Mutsuzluk, tik, tırnak yeme, kolay ağlama, hırçınlık, sinirlilik, arkadaşlık kuramama, sık sık nezle-grip olma, okul başarısızlığı, öğrenme güçlüğü, yalnız yatamama, altını ıslatma olarak ortaya çıkar.

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜKLERİ

Çocukların belirli alanlarda yetersizlikler göstermeleridir. Matematik bozukluğu, okuma bozukluğu, yazılı anlatım bozukluğu ve başka türlü adlandırılmayan öğrenme bozukluğu şeklinde tanımlanmaktadır. Öğrenme bozuklukları, genellikle çocuk okula başladığı zaman, kendisinden beklenen akademik performansı gösteremediği durumda fark edilmektedir.

OKUL BAŞARISIZLIĞI

Kişisel özellikler, aileden kaynaklanan sebepler, okuldan kaynaklanan sebepler olarak ele alınmaktadır. Çocuğun IQ seviyesinin yaşıtlarına oranla düşük olması, öğrenme güçlüğü, depresyon, davranım bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun mevcut olması, bedensel bir engelinin veya rahatsızlığının bulunması, görme-işitme kayıpları önem taşımaktadır.

SINAV KAYGISI

Temelinde 'başaramama' duygusunun olumsuz çerçevelenmesi ile şekillenen 'sınav kaygısı', sosyolojik yaşamdaki belirsizlik, zor ekonomik koşullar, yoğun göç ve beraberinde kültürel ve diğer sosyal baskıların da iteklemesiyle ülkemizde son yirmi yıl içinde çok öne çıkmış ve 'Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi' merkezlerine başvurularda önde gelen şikâyet nedenlerinden biri olmuştur.

ÇOCUKLARDA TİK VE TAKINTILAR

Tikler; ani, istemsiz, tekrarlayıcı hareket, ifade veya jestlerdir. Göz kırpma, yüz buruşturma, boyun çevirme, ağız germe, boğaz temizleme, burun çekme, hırıltı sesi, dokunma, koklama, üzerine çeki düzen verme, belirli ifadeleri/kelimeleri sık yineleme, işitilen en son sesleri/ifadeleri tekrarlamadır. Sıklığı ve şiddeti aynı kişide dahi farklı bir seyir gösterebilir. Aynı tikin sıklığı ve şiddeti zaman içinde azalabilir veya artabilir, birinin yerini bazen bir başkası alabilir ve önce göz kırpma, sonra burun çekme ve boyun çevirme gibi birden fazlası peş peşe görülebilir.

GECİKMİŞ KONUŞMA

Gelişim dönemlerine göre çocuğun ilk kelimeyi 12-18 ay arasında, ilk cümleyi 32. ayda söylemesi beklenir. Konuşma, öğrenmenin yanında olgunlaşmayı da içerir. Gecikmiş konuşmanın nedenleri arasında zor doğum, bozuk beden sağlığı, alt ve üst solunum yolları rahatsızlığı, iç salgı bezlerinin yetersizliği, dil, gırtlak kası iltihabı, uygun olmayan çevresel koşullar (uyaranların az olması, anne-babanın tutum hataları gibi] ve duygusal bozukluklar (otizmde de geç konuşma görülmektedir] sayılmaktadır.(Daha fazla bilgi için www.e-psikiyatri.com)

FONOLOJİK BOZUKLUK (Artikülasyon Bozukluğu)

Konuşma seslerinin yanlış çıkartılması ve dilde farklı bir anlam yaratan seslerin oluşturulması zorluğudur. Kişi, yaşına ve lehçesine uygun, gelişimsel olarak çıkartması beklenen sesleri çıkartamaz. Bu durum, okul ya da meslekî başarısını, toplumsal iletişimini bozar. Bozukluğun şiddeti, konuşmada küçük ve önemsiz aksaklıklardan, tamamen anlaşılmayan bir konuşmaya kadar değişebilir.

KEKEMELİK

Konuşmanın akıcılığında duraklama, tekrar, uzatma ve çoğu kez bunlara eşlik eden tiklerle görülen konuşma ritminin aksamasıdır. Genellikle 2-7 yaş arasında ortaya çıkar, en çok 3-5 yaş arasında görülür. Erkek çocuklarda daha ağır seyreder. Kız-erkek oranı 1/5 tir. Yapılan araştırmalara göre kekemelik görülen kişilerin ailelerinde de kekemelik oranı yüksektir.

Afazi, çocuk beyin felci, dikkat eksikliği /hiperaktivite bozukluğu ve öğrenme güçlüklerinde de konuşma ile ilgili bozukluklar görülmektedir.

AFAZİ

Afazi, önceden konuşması normal olarak ortaya çıkan kişilerde geçirilmiş beyin hastalığına bağlı olarak ortaya çıkan bir dil bozukluğudur. Afazi, sadece konuşmayı etkilemez, aynı zamanda anlama, okuma ve yazmayı da etkiler.

 

NPİSTANBUL HASTANESİ

Saray Mah. Site Yolu No:27 34768 Ümraniye / İSTANBUL (TEM Yolu Ümraniye Kavşağı)
T: +90 216 633 0 633
F: +90 216 634 1 250
Kroki

NPETİLER POLİKLİNİĞİ

Nispetiye Cad. No: 19 Etiler 34330 Beşiktaş / İSTANBUL
T: +90 212 270 12 92
F: +90 212 270 17 19
Kroki

NPFENERYOLU POLİKLİNİĞİ

Bağdat Caddesi No: 109/A Feneryolu - Kadiköy / ISTANBUL
T: +90 216 418 15 00
F: +90 216 418 15 30
Kroki

NPALTUNİZADE POLİKLİNİĞİ

Altunizade Mh. Mahir İz Cd.
No:23 PK:34674
Üsküdar / İstanbul / Türkiye
T: +90 216 400 22 55
F: +90 216 474 12 56
Kroki
 

Sosyal Sorumluluk Çalışmalarımız