AVRUPA'NIN 2. BEYİN HASTANESİ

Psikiyatri Tedavi Olanakları - Alzheimer

Alzheimer Hastalığı Nedir?

Alzheimer hastalığı, beyindeki sinir hücrelerinin ölmesi sonucu beyin sinyallerinin uygun biçimde iletmesinin zorlaştığı bir durumdur.

Hastalığın ilk aşamalarında, Alzheimer belirtilerinin saptanması zor olabilir. Alzheimer hastası olan kişi hafıza, yargılama ve düşünme problemleri yaşar, bu da kişinin çalışmasını ve günlük hayata katılımını zorlaştırır. Sinir hücrelerinin ölümü yıllar içinde yavaş yavaş gerçekleşir.
Alzheimer hastalığı bir bunama (Demans) hastalığıdır. Demans; genel olarak beynin zihinsel ve davranışsal işlevlerinin bozulmasıyla ortaya çıkan bir sonuçtur. Alzheimer eşittir Demans demek değildir. Çünkü demansla sonuçlanan ya da seyri sırasında demansla ortaya çıkan birçok hastalık ve neden vardır. Alzheimer hastalığı bunlardan sadece biridir. Yani her Alzheimer hastası Demans hastasıdır ama her Demans hastası Alzheimer hastası değildir. Beyni etkileyen hastalık ya da durumun ne olduğuna ve beyni nasıl etkilediğine bağlı olarak demans çeşitlenir. Bu çeşitlenmeyi anlayabilmekte beyin bölgeleri ve işlevleri arasındaki ilişkiye dair temel bilgiler önemlidir.

Beyindeki merkezlerin görevleri nelerdir?

Beynin farklı lobları ve bölgeleri farklı işlevlerle ilgilidir. Her bir beyin yarı küresinde dörder lob bulunur. Bu loblardan her biri hareket ve duyularla ilgili temel bir işlevin yanısıra, bir dizi özel işlevle ilgilidir.
 Önde yer alan lob frontal lob adıyla anılır. Bu lobun içinde hareket, beceri, karar verme ve sosyal davranışlarla ilgili merkezler vardır. Sol yandakinde ek olarak konuşma merkezi de vardır.
Yanda, üstte yer alan lob, pariyetal lob olarak bilinir. Bu lobda; her iki yanda dokunma duyusuyla ilgili algılama ve analiz merkezleri ve solda okuma ve yazmaya yardım eden merkezlerle, sağda mekan ve yerleşim algılama merkezleri bulunur.
Yanda alttaki loba, temporal lob adı verilir. Bu lobda her iki yanda işitme merkezleri ve bellekle ilgili yapılar, solda anlama ve tekrarlama merkezi ve sağda ise müzik algılaması ve ritimle ilgili yapılar vardır.
En arkada yer alan lobun ismi oksipital lobdur. Bu lobda her iki yanda görme ve gördüğünü algılama merkezleri yer alır.

Alzheimer hastalığında, beyinin merkezleri nasıl etkilenir?

Alzheimer hastalığının nasıl bir hastalık olduğunun ve neden olduğu problemlerin anlaşılmasında, bu kısa fakat temel bilgi önemlidir. Beyin hastalıklarında etkilenen bölgeye göre belirti ortaya çıkar. Örneğin, sol ön lobun hareket merkezini etkileyen bir olay, hareket sinirlerini çapraz yaparak gövdeye gitmesinden dolayı sağ kol ve bacakta güçsüzlük, daha da ileri durumlarda felç yapar.
Bu olay sağ ön lobda olursa bu durumun tersi olur.
Sol alt-yan lobdaki bir olay işitme ve anlamayı etkiler. Bu lobun iç tarafındaki bir etkilenme kelimelere ait belleği etkiler. Sağ yan-üst lobun arka bölümünde bir olay olursa kişi mekanları şaşırır. Sol arka lobun arkasının etkilenmesi, görme sinirlerinin yine çapraz yapma özelliğinden dolayı cisimlerin sağ yarılarının görülmemesiyle sonuçlanır. Bu tür örnekler sürdürülebilir.

Alzheimer hastalığının belirtileri nelerdir?

Çoğu kişide Alzheimer belirtileri yavaş ilerler. Belirtiler başlarda fark edilemeyebilir. Bazen sadece aile üyeleri geriye dönüp baktığında, belirtilerin ne zaman başlamış olduğunu anlayabilirler.
Alzheimer’ın yaygın olarak görülen belirtileri şunlardır:

  • Bozuk hafıza ve düşünce: Kişi hatırlamakta ve yeni şeyler öğrenmekte zorluk çeker. Hastalığın ileri aşamalarında uzun süreli hafıza kaybı oluşur, yani kişi doğum yeri, mesleği veya aile üyelerinin isimleri gibi kişisel bilgileri anımsayamaz.
  • Yön duygusu yitimi ve kafa karışıklığı: Alzheimer hastaları kendi başlarına dışarı çıktıklarında kaybolabilir ve nerede olduklarını veya oraya nasıl geldiklerini hatırlamayabilirler. Daha önceden bildikleri yerleri ve olayları anımsamayabilirler. Tanıdık yüzleri, günün hangi saatinde olduklarını veya hangi yılda olduklarını bile hatırlamayabilirler.
  • Eşya kaybetmek: Gözlük, işitme cihazı veya anahtar gibi her gün kullanılan eşyaları koydukları yerleri unuturlar. Ayrıca eşyalarını garip yerlere koyabilirler, örneğin gözlüklerini buzdolabına koymak gibi.
  • Soyut düşünme: Alzheimer hastalarına banka hesabını dengelemek gibi belirli görevleri eskisine nazaran daha zor gelmeye başlayabilir. Örneğin, sayıların anlamını ve onlarla ne yapmaları gerektiğini unutabilirler.
  • Rutin işleri yapmakta zorlanma: Alzheimer hastası; yeme, giyinme, kendine çekidüzen verme gibi rutin günlük işleri yapmakta zorlanmaya başlar. Günlük işleri de planlayamazlar.

Alzheimer hastalığının seyri nasıl olur?

Alzheimer hastalığı normal seyri içinde bulgulardan bir bölümünü hiç yapmaz. Diğerleri ise hastalık içinde görülebilir. Bunun anlamı, Alzheimer hastalığının beynin belirli bölümlerine dokunmadan diğer bölümleriyle ilgili belirtiler yapmasıdır. Hastalık bellek bozukluğuyla başlayan, ardından; dikkat, konsantrasyon, dil, mekan tanıma gibi bulgularla devam eden ve kişinin kendisini bilmemesiyle ve tam bağımlı hale gelmesiyle sonuçlanan bir tablo yaratır. Bu da hastalığın; aşamalar içinde gelişen ve ilerleyen bir bunama hastalığı olduğunu gösterir.
Hastalık bölgesel etkilenmeler nedeniyle bunamayla sonuçlanmaktadır. Bu seçici etkilenmelerin nedeni açık biçimde bilinmemekle birlikte bu bölgelerin ana alanlar arasındaki geçiş ve bağlantı alanları olmaları ve hücre tabakalarının diğer alanlar gibi kesinleşmemiş olmasının yarattığı kırılganlığın bir etken olduğuna inanılmaktadır.
Alzheimer hastalığında hücre ölümü süreçleri sırasında beyin dokusu içinde iki patolojik bulgu çıkar.
Bunlardan birincisi plak denilen yuvarlak hücre ölümü odaklarıdır.
İkincisi ise kopmuş bağlantı liflerinden oluşan iğciklerdir.
Alzheimer hastalığında hücre ölümü süreçleri sırasında beyin dokusu içinde iki patolojik bulgu çıkar. Bunlardan birincisi plak denilen yuvarlak hücre ölümü odaklarıdır. İkincisi ise kopmuş bağlantı liflerinden oluşan iğciklerdir.

Nasıl Alzheimer hastalığı teşhisi konur?

Kişi, yukarıda sayılan belirtilerden bir veya daha fazlasını gösteriyorsa doğru bir değerlendirme ve teşhis için doktora başvurmak gerekir. Depresyon, kafa yaralanmaları, belirli kimyasal veya vitamin dengesizlikleri veya ilaçların yan etkileri de Alzheimer benzeri belirtilere neden olabilir. Bunların çoğu tedavi edilebilir. Doktorunuz ancak tıbbi, psikiyatrik ve nörolojik değerlendirmeden sonra belirtilerin Alzheimer ile ilgili olup olmadığını belirler. Alzheimer hastalığının belirtilerini azaltan ilaçlar olduğundan, doktorun Demans’ın diğer muhtemel sebeplerini de eledikten sonra Alzheimer kararı alacaktır.

Alzheimer genetik bir hastalık mıdır?

Alzheimer hastalığının gelişmesine zemin hazırlayan birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bunların içinde en önemlisi, genetik yatkınlıktır. Genetik yatkınlığın iki önemli göstergesi vardır. Bunlar; ailede Alzheimer vakalarının varlığı ve hastalığın erken ( 40-60 yaş arası) yaşlarda başlamasıdır. Bu faktör dışında öteden beri yaşlanma bir risk faktörü olarak anılmıştır. Yaş ilerledikçe Alzheimer sıklığının arttığı doğrudur. Örneğin, toplum çalışmalarına göre 65 yaşın üzerinde her 10 yılda bir görülme oranı ikiye katlanmaktadır. Hastalığın 90'lı yaşlarda en az % 50 oranında görüldüğü de bildirilmiştir. İleri yaşlarda beyinde Alzheimer hastalığında görülen patolojik bulguların ortaya çıktığı ve giderek arttığı da rapor edilmiştir. Ancak yaşlanan herkesin Alzheimer hastalığına dönüşmediği de bilinmektedir.

Alzheimer hastalığının nedenleri nelerdir?

Hastalığın nedenleri arasında;  kafa travmaları, uzun süreli depresyonun varlığı, kronik alkol kullanımı ve damar risk faktörleri denilen hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve şeker hastalığı sayılmaktadır.
Tekrarlayıcı kafa travmaları beyinde kılcal düzeylerdeki damarlarda kanamalara neden olduğundan, hastalık için riski arttırmaktadır. Profesyonel boksörler bu bakımdan Parkinson hastalığının yanı sıra Alzheimer hastalığı için de risk altındadır. Uzun süreli depresyonun varlığı kişide Alzheimer riskini iki kat arttırmaktadır. Kronik alkol kullanımı beyinde belirgin yıpranma yaparak zemin hazırlamaktadır. Çocukluğunda Down Sendromu tanısı almış kişilerde 30-40 yaş arasında Alzheimer hastalığı geliştiği bildirilmiştir. Bu beraberlik, Down Sendromuna neden olan 21. kromozomdaki anormalliğin erken başlangıçlı Alzheimer hastalığı için de risk faktörü olarak bilinmesindendir.

Alzheimer hastalığı önlenebilir mi?

Alzheimer hastalığının nedeni tam olarak bilinmediğinden, önlemeyi garanti edebilecek herhangi bir şey yapılamaz. Araştırmalar, potansiyel olarak kontrol edilebilir bazı risk faktörlerini ortaya çıkarttığından, bazı yeni bulguları hayatınıza katmaya değebilir. Zihinsel ve fiziksel olarak aktif kalmak, tansiyonu normal düzeyde tutmak, emniyet kemeri ve kask gibi şeyler kullanarak kaza sonucu oluşabilecek kafa yaralanmalarına karşı korunmak Alzheimer hastalığının oluşma oranını azaltabilir. Bunamanın Alzheimer hastalığı dışında sebepleri de olduğunu ve bunlardan bazılarının düzgün beslenme, egzersiz, sigarayı bırakma ve alkol kullanmama veya en azından sınırlı miktarda alkol tüketmeyle önlenebileceğinin de akılda bulundurulması önemlidir. Doktorunuz bunamayı önleyebilecek başka önerilerde de bulunabilir.

Alzheimer türleri nelerdir?

Bilinen üç Alzheimer türü vardır: 
Erken başlayan Alzheimer: Alzheimer’ın nadir bir formudur. 65 yaşından önce başlar. Alzheimer hastalarının ’unda görülür. Erken yaşlandıklarından Down sendromu olanlar erken başlayan Alzheimer riski altındadır, genellikle Down sendromlularda kırklı yaşların sonunda ellili yaşların başında ilk semptomlar görülür. Alzheimer hastası olan daha genç kişilerde beyin anormallikleri görünür.
Erken başlayan Alzheimer kromozom 14’deki genetik hatayla ilişkili görünür, geç başlayan Alzheimer’ın bununla ilişkisi yoktur. Miyoklonus--bir kas veya bir grup kasın seğirmesi veya spazmı—erken başlayan Alzheimer hastalarında daha yaygın görülür. 
Geç başlayan Alzheimer: Alzheimer hastalarının %90’a yakınında görülür, 65 yaşından sonra başlar. 85 yaşını geçmiş insanların yaklaşık yarısında görülür, kalıtımsal olabilir de olmayabilir de. Geç başlayan demansa sporadik Alzheimer hastalığı da denir. 
Ailesel Alzheimer Hastalığı: Bu Alzheimer’ın tamamen genetik olan bir formudur. En azından ailenin iki jenerasyonunda vardır. Çok nadirdir, Alzheimer hastalarının %1’inde görülür. Çok erken başlar (kırklı yaşlarda) ve açıkça genetik olduğu görülür. 

Alzheimer hastalığı nasıl tedavi edilir?

Hafıza kaybı, davranış değişiklikleri, uyku problemleri ve diğer Alzheimer belirtilerinin tedavisinde farklı türde ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar hastalığı durdurmaz, fakat semptomları birkaç ay hatta yıl yavaşlatabilir. Tüm bu ilaçların yaşlılarda göze çarpan yan etkileri vardır. 2 sınıftan 4 ilaç özellikle Alzheimer tedavisi için onaylanmıştır. Kolinesteraz inhibitörleri bilişsel belirtiler için kullanılır. Öğrenme, hafıza ve dikkat için önem taşıyan asetilkolin denilen beyindeki kimyasal ileticinin bozulmasını önler. Hangi ilacın kimde daha iyi işe yarayacağını söylemek güçtür. Hastalar doktorlarıyla beraber hangisinin iyi geldiğini seçmelidir. Halüsinasyonlar, ajitasyon ve uyku problemleri gibi hastalıkla ilişkili davranışsal ve psikiyatrik semptomların tedavisini de kapsayan Alzheimer terapisi çok azdır. Yine de bazı ilaçlar ilave olarak verilebilir.  E Vitamini: Sinir hücrelerini zarardan koruduğu düşünülen bir antioksidan olduğu için Alzheimer tedavisi olarak araştırılmıştır. Çok az pozitif etkisi olduğuna dair kanıt bulunduğundan ve kanı sulandıran ilaçlarla etkileşime girdiğinden, artık doktorlar tarafından pek fazla önerilmemektedir.  Hormon replasman tedavisi (HRT): Bazı araştırmalar menopoz sonrası hormon replasman tedavisi gören kadınların Alzheimer olma riskinin daha düşük olduğunu göstermiştir.

DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN

http://e-psikiyatri.com/kategori/alzheimer-birimi