Prof. Dr. Tayfun Uzbay; “Bağımlılık ahlaki bir sorun değil, hastalıktır”

 

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Nöropsikofarmakoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (NPFUAM) Müdürü Prof. Dr. Tayfun Uzbay, İstanbul Bağımlılık Çalışmaları Topluluğu tarafından düzenlenen seminere katıldı. Uzbay, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'nda düzenlenen seminerde; "Beyin nasıl bağımlı oluyor? Bağımlılıkta son gelişmeler" başlıklı bir sunum yaptı. Seminere, öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri, bağımlık tedavisi görenler ve bağımlı yakınları katıldı.

Uzun zamandır bağımlık konusunda araştırmalar yürüten Prof. Dr. Tayfun Uzbay, seminerde konuyu derinlemesine ele alan bir sunum yaptı. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği sunum, aynı anda İstanbul Bağımlılık Çalışmaları Topluluğu'nun sosyal medya hesaplarından da canlı olarak yayınlandı.Konuşmasının başında bağımlılığın tarifini yapan Uzbay, bağımlılığı ahlaki bir sorun olarak ele alanları bilimsel açıklamayla uyardı.

Uzbay; "Bağımlılık aynen Parkinson, Otizm, Şizofreni veya Alzheimer gibi beyinle ilgili bir hastalıktır. Bir ahlak sorunu olarak ele almak doğru değildir. Ancak bağımlı olan insanlarda beynin iradi kontrol veya öz denetim mekanizmalarını yürüten sinirsel ağlarında problemler oluştuğundan toplumsal kuralları veya yasaları ihlal eden çeşitli davranış bozuklukları ortaya çıkabilir. Bağımlıları etiketlemek ve dışlamak yerine doğru yöntemlerle rehabilite etmeye çalışmalıyız. Bağımlıların rehabilitasyonu oldukça zahmetli ve pahalıdır. Bu nedenle ailelere yardımcı olmak gereklidir. Bağımlılıkla mücadelenin en etkili yolu eğitimdir. Eğitim doğru bilgilerle çocukluktan ve aileden başlamalıdır. Bu nedenle ailelerin ve toplumun bu konuda eğitilmesi şarttır. Bağımlılık yapan maddelerden dünyada yılda 600 milyar ABD doları kirli para dönmekte ve bu para yasa dışı örgütleri, özellikle de terör örgütlerini desteklemektedir. Bağımlılık yapan maddeler yaratıcılığı artırmadığı gibi bağımlılık beyni hastalandırır, zaman içinde yaratıcılığı ve üreticiliği tamamen yok eder. Bağımlılar tedavi edildikten sonra yeniden maddeye dönme (nüks) oranları oldukça yüksektir. Bununla beraber, ne kadar çok nüks olursa olsun tedaviye devam etmek hastanın hayatını korumak açısından önem taşır. Aksi halde vücutta biriken maddeler zamanla ciddi hastalıklara ve ölüme neden olur. Son zamanlarda birçok yeni sentetik madde piyasaya sürülüyor. Bunların çoğu "bonzai" başlığı altında değerlendiriliyor veya anılıyor. Bu yeni nesil maddelerin en büyük iki özelliği var. Birincisi duyarlı ve yatkın olanlarda çok çabuk, yatkın olmayanlarda ise zaman içinde psikoz ataklarına neden olmaları. İkincisi de bunlar diğerlerine göre çok daha çabuk ve şiddetli bağımlılık oluşturuyorlar. Bunların sokaklarda giderek yaygınlaştığını görüyoruz. Bu nedenle zamanında etkili önlemler alamazsak birçok genci kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyayız. Son zamanlarda maddeye bağlı ölümlerde görülen anlamlı artışlar bu tehlikeyi doğruluyor." dedi.